Blog yazarları neden buna ihtiyaç duyar?
Bir nişte yıllarca yazdınız, sonra faydalı içerik güncellemesi geldi ve trafiğinizin büyük kısmı gitti. Kaynaklarda anlatılan bağımsız blog sahiplerinden biri yüz binden otuz beş bine düşüşü, bir diğeri yüzde seksenin üzerinde kaybı yaşadı; aynı dönemde forumlar ve büyük markalar öne çıktı. Bu tabloda ilk refleks genellikle eski yazıların tarihini yenilemek ya da hedef kelime sayısına ulaşmak için metni uzatmaktır, oysa Google tam da bunları uyarı işareti olarak sayıyor. Daha kalıcı bir alışkanlık, yazıya başlamadan önce o konunun gerçekten aranıp aranmadığına bakmaktır. Kimsenin aramadığı bir konuya yazılan yazıya arama trafiği gelmez; bunu ne kadar iyi yazarsanız yazın değiştirmez.
Anahtar Kelime Araştırması, tek bir tohum ifadeyi Google, Bing, DuckDuckGo ve YouTube otomatik tamamlama önerilerinden yüzlerce fikre çevirir ve her birine talep, zorluk, fırsat ile arama niyeti etiketi verir. Sonuç aylık arama hacmi değildir; göreli bir endekstir. Ama bir sonraki blog yazınız için hangi sorunun, hangi biçimde sorulduğunu görmeniz için yeterli bir başlangıç noktasıdır. Bu sayfa, aracı yazı planınıza nasıl yerleştireceğinizi anlatıyor.
Blog yazarları için rehber
İlk 10 dakikada yapılacaklar
Planladığınız yazının en geniş halini tohum olarak girin: örneğin blog seo ya da sebze bahçesi için kompost. Dili Türkçe seçin, ülkeyi Türkiye bırakın; hızlı sonuç istiyorsanız derinliği hızlı, geniş liste istiyorsanız standart ya da derin seçin. Hızlı derinlik yalnızca Google'a bakar; standart ve derin diğer motorları da kullanır. Tohum en çok 80 karakter olabilir, o yüzden cümle değil konu yazın. Rapor birkaç saniyede gelince önce öncelikli hedefler listesine, sonra sorular bölümüne bakın. Soru satırlarını tek tek okumak, tek bir yazıda cevaplayacağınız okur sorularının listesini de verir. Ama aracın bilmediği bir şey var: sitenizde aynı konuda zaten bir yazı olup olmadığını ya da sıralanıp sıralanmadığını göremez. Girmeden önce kendi sitenizde site:alanadiniz.com ile aynı ifadeyi aratın.
Sonucu doğru okumak
Talep endeksi 0 ile 100 arasında göreli bir değerdir; otomatik tamamlama ağırlığı, öneri sırası, motorlar arası uyum ve genişlikten hesaplanır. Aylık arama sayısı değildir, bu yüzden 62 gören bir ifadeyi 6200 aramaya çevirmeyin; endeksi iki ifadeyi birbiriyle kıyaslamak için kullanın. Aynı ifade birden fazla motorda görünüyorsa bu daha güçlü bir sinyaldir, ama yine de arama hacmi demek değildir. Zorluk da yalnızca ifade uzunluğu, niyet ve taleple türetilen bir tahmindir; ilk sayfada kimin olduğuna ya da geri bağlantılara bakmaz. Niyet etiketi kelime listelerinden geldiği için yanılabilir. Satırdaki bağlantıdan ifadeyi Google'da aratın, çıkan sayfaların rehber mi, liste mi, ürün sayfası mı olduğuna bakın ve yazınızı o biçimde kurun.
Listeyi yazı takvimine çevirmek
Konu kümeleri bölümünden bir ana sayfa (pillar) ve üç beş alt yazı seçin; bunları içerik takviminize başlık olarak girin. Soru satırları hazır alt başlık adayıdır: yazınızda H2 olarak kullanın ve her birine gerçekten cevap verin. Kelime sayısını hedeflemek yerine bu soruların tamamını karşılamayı hedefleyin. Takvime almadan önce her adayı bir cümleyle sınayın: bu yazıda, başkalarının söylediğini özetlemenin ötesinde ne ekleyeceğim? Yayımlamadan önce blog panelinizde (WordPress kullanıyorsanız Yazılar > Tüm Yazılar) aynı ifadeyi arayın; benzer yazı varsa yenisini açmak yerine eskisini gerçek bir değişiklikle güncelleyin, yalnızca tarihi oynamayın. Araç bir sayfanın dizine girip girmediğini, içeriğinizin kalitesini ya da hangi yazının kaç tıklama aldığını söylemez; bunun için Search Console'daki Performans raporuna bakın.
Örnek senaryolar
1. Haftalık takvimi dolduracak konu bulmak
- Durum
- Örnek olarak: Evde kahve demleme üzerine yazan bir blog sahibi, önümüzdeki 4 hafta için haftada 1 yazı planlıyor ve elinde yalnızca genel bir fikir var.
- Girdi
- demleme yöntemleri | Dil: Türkçe | Ülke: Türkiye | Derinlik: standart
- Sonucu yorumlama
- Tipik olarak birkaç yüz ifade, soru satırları ve 5-6 civarında konu kümesi görürsünüz. Öncelikli hedefler listesinin ilk 20 satırından fırsatı yüksek 4 ifadeyi seçin, her birini Google'da aratıp ilk sayfadaki yazı biçimine bakın. Bu sayılar örnektir; endeks değerleri arama hacmi anlamına gelmez.
2. Trafik kaybeden eski yazıyı soru bazında kontrol etmek
- Durum
- Örnek olarak: Bir blog sahibinin 40 yazısından 12'si güncellemeden sonra belirgin düşmüş; en çok kaybeden yazı kahve değirmeni seçimi üzerine ve yalnızca ürün özelliklerini sıralıyor.
- Girdi
- kahve değirmeni | Dil: Türkçe | Ülke: Türkiye | Derinlik: derin
- Sonucu yorumlama
- Sorular bölümünde örneğin 15 satırın yazıda hiç geçmediğini görürseniz, eksik olan okur sorularını bulmuş olursunuz. Bu soruları gerçek deneyiminizle cevaplayıp yazıyı güncelleyin. Araç düşüşün nedenini söylemez; yalnızca eksik soruları gösterir.
3. Çok dar bir niş konunun talebini yoklamak
- Durum
- Örnek olarak: Bonsai yetiştiren bir blog yazarı, 1 yazıyı yalnızca tek bir türe odaklamayı düşünüyor ve konunun aranıp aranmadığından emin değil.
- Girdi
- bonsai bakımı | Dil: Türkçe | Ülke: Türkiye | Derinlik: hızlı
- Sonucu yorumlama
- Örneğin liste 30 ifadenin altında kalıyor ve talep endeksleri 20-30 bandında birbirine yakın çıkıyorsa, dar konunun tek başına arama alanı sınırlı olabilir. O zaman yazıyı bir ana bakım rehberinin bölümü yapmayı düşünebilirsiniz. Derin seçeneği ve daha geniş bir tohum, kararı sağlamlaştırır.
Sık yapılan hatalar
- Endeksi arama hacmi sanmak. Talep endeksi 0-100 arası göreli bir değerdir; kaç kişinin aradığını söylemez. Onu aylık hacim gibi raporlamak karar kalitenizi bozar.
- Niyet etiketine körü körüne güvenmek. Etiketler kelime listelerinden geldiği için bir ifadede yanılabilir. İfadeyi Google'da aratıp çıkan sayfaların biçimine kendiniz bakın.
- Ölçüt olarak kelime sayısını seçmek. Listedeki ifadeleri kaç kez geçireceğinizi saymak yerine okurun sorusunu eksiksiz cevaplamaya odaklanın. Google belirli bir kelime sayısına göre yazmayı uyarı işareti sayıyor.
- Aynı konuda ikinci yazıyı açmak. Yeni bir fikir bulduğunuzda önce sitenizde benzer yazı olup olmadığına bakın. İki yazı aynı ifade için yarışırsa ikisi de zayıflayabilir.
- Eski yazıları yalnızca tarihle tazelemek. Listedeki soruları ekleyip gerçek bilgi ve deneyim katmadan tarihi değiştirmek tazelik sağlamaz. Google bu davranışı da uyarı işareti olarak sayıyor.
Sık sorulan sorular
Blog SEO için hangi anahtar kelimeyi seçeceğimi nasıl anlarım?
Önce konunuzun en geniş halini tohum olarak girin, sonra öncelikli hedefler listesinde fırsat puanı yüksek ve zorluğu düşük görünen ifadelere bakın. Bunları Google'da aratıp ilk sayfadaki yazıların biçimine bakmadan karar vermeyin. Fırsat, talep ile zorluğun birleşiminden çıkan göreli bir puandır; aylık arama sayısı ya da gerçek sıralama zorluğu değildir. İki üç aday seçin, sitenizde benzer yazı olup olmadığını kontrol edin ve ilk sayfadaki biçime uyan bir taslak çıkarın. Böylece yazı, kimsenin aramadığı bir konuya harcanan bir hafta olmaktan çıkar.
Araçtaki talep endeksi aylık arama hacmi mi?
Hayır. Talep endeksi 0 ile 100 arasında göreli bir değerdir ve otomatik tamamlama ağırlıklarından, önerinin sırasından, motorlar arası uyumdan ve genişlikten hesaplanır. Bir ifadenin 70, diğerinin 35 çıkması, birincinin kabaca daha çok aranan bir konu olduğunu düşündürür; ama kaç kişinin aradığını söylemez. Yani 70 gören ifade için 7000 arama yazmayın. Reklam teklifi ya da tıklama maliyeti de içermez. Gerçek arama ve tıklama sayısı için kendi sitenizde Search Console'u kullanın, yeni konularda ise endeksi yalnızca sıralama aracı olarak görün.
Faydalı içerik güncellemesinden sonra bu araç trafiğimi geri getirir mi?
Hayır, böyle bir vaat yok. Araç yalnızca yeni konu ve soru fikirlerini bulur; güncellemeden neden etkilendiğinizi, yazılarınızın kalitesini ya da sıralamanızı ölçmez. Yine de işe yarayabilir: eski yazılarınızın hedeflediği ifadeyi tohum olarak girip çıkan soruları yazınızla karşılaştırın, cevaplanmayan soruları ekleyin. Google'ın kendi rehberi uzmanlığı, kimin yazdığını ve özgün değer katmayı sorar; bunlar araçtan değil sizden gelir. Önce sorular bölümünde hangi okur sorularının yazınızda hiç geçmediğine bakmak, bu işin ilk ve en ucuz adımıdır. Trafiğin dönüp dönmeyeceğini zaman gösterir.
Türkçe blog için de çalışır mı, şehir ya da ülke seçebilir miyim?
Evet, altı dil destekleniyor: İngilizce, Türkçe, Almanca, İspanyolca, Fransızca ve Arapça. Dil ve ülke seçimi motorlara yerel ayar olarak gönderilir, yani Türkçe tohum Türkiye'deki arayıcıların tahminlerini döndürür. Ülke yalnızca Google otomatik tamamlamanın pazarını belirler; şehir ayarı yoktur, şehir istiyorsanız tohumun içine yazın, örneğin kadıköy kafeler. Dil seçimini blogunuzun yazdığı dille eşleştirin; Türkçe bir blog için İngilizce tohum girmek, yazınızın okurunu yansıtmayan sonuçlar verir. Karşılaştırma için iki dilde ayrı çalıştırabilirsiniz.
Bir blog yazısı yazmadan önce konunun aranıp aranmadığını başka neyle kontrol ederim?
Yetmez, çünkü iş bölümü farklı. Anahtar Kelime Araştırması konu ve soru fikirlerini bulur; ilk sayfada kimin olduğunu, sitenizdeki başka bir yazıyla çakışıp çakışmadığınızı ya da taslağın hedef ifadeyi ne kadar işlediğini söylemez. Pratik sıra şu: fikri bulun, ifadeyi Google'da aratıp biçime bakın, sitenizde çakışma kontrolü yapın, sonra taslağı sayfa içi denetimden geçirin. Her adım birkaç dakika sürer ve gereksiz bir yazıyı baştan engelleyebilir. Araç bu zincirin yalnızca ilk halkasıdır; ücretsizdir ve kayıt gerektirmez.
Kaynak: Kelime sayısına göre yazmak ve tarihi değiştirmek gibi alışkanlıkların neden uyarı işareti sayıldığını Google'ın faydalı içerik rehberi açıkça listeliyor.